Ana Sayfa » Gündem » Zayıflamak isterken hayatından oluyordu

Zayıflamak isterken hayatından oluyordu

Diyarbakır?da yaşayan 40 yaşındaki Canan Akta, zayıflamak için kullandığı bitkisel ilaç nedeniyle hayatını kaybetme noktasına geldi. Zayıflamak için aldığı ilaç sonucu 77 kilodan 160 kiloya çıkan Akta, ölümün kıyısından döndü.

 
18 Nisan 2019 Perşembe 12:35
Okunma: 43
Yorum YapYazdır
 
Zayıflamak isterken hayatından oluyordu

Diyarbakırlı Akta, 77 kiloyken zayıflamak istedi. Bunun için bitkisel ilaç alan Akta için geri dönülmez yolculuk başladı. Kilo vermek için aldığı bitkisel ilaçlar nedeniyle bir anda 160 kiloya çıkan Akta, nefes alamaz duruma geldi. Arkadaşlarının tavsiyesiyle doktora giden Akta, 8 gün yoğun bakımda kaldı.

Tedavisinin ardından 22 gün boyunca denetime tutulan Akta, 34 kilo vererek yürümeye başladı. Bitkisel ilaçla zayıflamak isterken ölümle burun buruna gelen Akta, zayıflamak için bitkisel ilaçlar almak yerine uzman kontrolüne başvurulması gerektiğini söyledi.
Yaşayacağıma inanmıyordum

Yaşadığı problemle ilgili konuşan Canan Akta, kullandığı bitkisel ilacın nefes almasına ve uyumasına engel olduğunu söyledi. Aldığı kilolar nedeniyle yaşayacağına hiç inanmadığını belirten 40 yaşındaki Akta,

"Öncelikle halk dilinde belli tabirleri vardır. Her şeyin en iyisi aktarlarda var, internette var görüyoruz. Reklam, billboardlar gerçekten de inandırıcı geliyor insanlara. Çok büyük bir kilom yokken başladım, artık önünü alamaz oldum. Bir bitkiyi kullanırken başka bir bitkiye geçtim. Bu fayda gösterir bundan fayda görürüm diyerek çıktım bu yüzün üzerine çıkmaya başladı. Bu hızla artmaya başladı, artarken de bende artık bir şeylerin yolunda gitmediğinin farkına varıyordum. Ama halende toz konduramıyorum yani. Bu bunu kullanmış evet bu kadar zayıflamış sende kullan diye bunu da kullanayım dedim, şunu da kullanayım dedim hep kullandım yani.

REKLAM En son kullandığım zaten bir faciaydı, 100 liralık gibi bir rakam para da ödedim. Onu aldıktan sonra vücudumda sertleşme hissettim, hareket etmede sıkıntı yaşadım, vücudumda şişmeler oldu. Gece bir iki saat sadece yatağın ucunda, koltuğun ucunda battaniyeyle uyumak zorunda kaldım.

O bir saat içerisinde de konuşmaların, bağırmaların, çağırmalarım her şeyim çok fazla olmaya başladı. Sonra nefes alamaz oldum artık, üç dört defa da kalp krizi geçireceğimi düşündüm de zaten. Yani yaşayacağıma da hiç inanmıyordum, çok gezdim doktor da gezdim. Hiçbir şekilde teşhis de konulmadı bana ve sürekli gezmeme rağmen en son Alpaslan hocamın ismini duydum, özel bir aile dostumuz önerdi. Geldikten sonra gerçekten de ikinci gün ben ayağa kalkıp yürümeye başladım. Nefes almaya, kendi kendime nefes almaya başladım.

Zaten 8 günlük bir yoğun bakım sürecim oldu, 8 gün içerisinde de baya toparladım kendimi ve hızlı ilk hafta çok hızlı kilo vermeme rağmen, 7 günden sonra kilo vermeye de başladım. Şuan çok rahatım nefes alıyorum, her şeyimi kendim yapıyorum, yürüyebiliyorum, dışarı çıkamaz oldum, nefes alamaz oldum. Bir yere gidilecek gidemez oldum. Herkes bana bakıyor zannediyorum, konuşamıyorum, kendimi ifade edemiyorum. Çünkü her zaman on sıfır geride kalıyorsun. Şuan mesela taburcu oldum, çok rahatlıkla istediğim yere gidebildim, gezebildim.

Özgüvenim arttı bu da değerli hocam sayesinde oldu. Ben herkese kesinlikle öneriyorum, kesinlikle hiçbir şekilde hiç kimse bir şey kullanmasın. Varsa bir sıkıntı değerli hocalarımız var onlardan destek almaları gerekiyor. 126 kiloya düştüm, kilo vermeye devam edeceğim" dedi.
Zayıflamak istedi 2 kat kilo aldı

Hastanın zayıflamak için bitkisel ilaç kullandığını aktaran Dicle Üniversitesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpaslan Kemal Tuzcu, su ve tuzun vücutta tutulması nedeniyle hastanın kilo aldığını söyledi. Prof. Dr. Tuzcu, şöyle devam etti:

"Burada tabi endokrinoloji ve metabolizma hastalıklarıyla uğraşıyoruz, obezite ve şişmanlık bizim ilgilendiğimiz konulara arasında. Özellikle hastamız çok kilo alma şikayetleriyle bize başvurdu. Geldiğinde 160 kiloya aşkın kilosu vardı, nefes alamıyordu ayakları şişikti, gece ancak oturarak uyuyabiliyordu, yürüyemiyordu ve kendi optimal yaşam şartlarını sürdürecek kadar bile hareket edemiyordu. İşte bu takibi yaparken de hastayı incelemeye başladık, acaba bu kilo aldırıcı neden nedir? Acaba hasta diyetini mi uygulayamıyordu, yeterince hastalık şartlarını mı yerine getiremiyordu düşünürken hastanın aslında bir bitkisel çay kullandığını öğrendik. Bitkisel çayı günlük düzenli olarak kilo vermek amacıyla kullanıyordu. Ama o bitkisel çayı kilo vermek amacıyla kullanmaya devam ederken, aslında her geçen gün kilo aldığını söyledi. Gerçekten de o bitkisel çayı kestik uygulanabilecek tedavileri, diyet tedavilerini ve birkaç obeziteyle ilgili ilaca başladıktan sonra çok hızla beklediğimizden çok daha hızlı kilo kaybı olduğunu gördük. Sonunda şuna kanaat getirdik kullandığı bitkisel ürününün onda su ve tuzun tutulmasına neden olmuştu, tansiyonunu yükseltmişti, kilo almasına neden olmuştu.?

REKLAM

HAYAT Londra'da düzenlenen uluslararası kongreye Türkiye'nin milli tıbbi cihazları damga vurdu

FOTOĞRAF 5 Pazar ilçesine bağlı Ballıca Köyünde 1995 yılında turizme açılan Ballıca Mağarası Tokat Valisi Dr. Ozan Balcı'nın himayelerinde Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile Tokat İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü işbirliğinde yürütülen Birleşmiş Milletler, Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası Listesi Yolunda Ballıca Mağarası Projesi kapsamında gerçekleştirilen başvuru ile UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi'ne alındı. Tabiat Parkı ve Doğal Sit Alanı statüleriyle korunan Ballıca Mağarasının Dünya Miras Listesine girmesi ile korunması ve sürdürülebilir kullanımını sağlanarak bölge için katma değer oluşturması hedefleniyor. Tokat Ballıca Mağarası deniz seviyesine göre bin 85 metre rakımda yer alıyor. Yaz-kış ortalama sıcaklığı 18 derece ve nem oranı yüzde 54 seviyesinde bulunan mağaraya sabah saatlerinde gelen hastalar belirli noktalarda oluşturulan banklarda 3-4 saat oturarak bol bol oksijen alarak şifa buluyor. KOAH ve astım hastalarının yanı sıra uyku apnesi horlama gibi şikayetleri de olanlar mağarayı ziyaret edenler arasında yer alıyor. Ballıca Mağarasına eşi ile birlikte gelen Mehmet Akif Ünverdi, mağarada oksijenin bol olması nedeniyle insanların oturduğu yerde bile nefes alırken vücudun daha hızlı çalışarak kalori harcadığını ifade ederek, “Ballıca Mağarasının UNESCO Dünya Miras Geçici Listesinde de öte en kısa zamanda esas UNESCO miras listesinde olması lazım. Dünya'da böyle başka bir yer olduğunu sanmıyorum. Lübnan'da küçük bir yeri meşhur yapmışlar ama burası Lübnan'da ki o mağaranın 10 katı büyüklüğünde ve çok daha muhteşem. Bende uyku apnesi vardı bu sorunum çok azaldı. Eşimin de horlaması tamamen geçti dedi. Mağaranın şifa kaynağı olduğunu duyarak ziyarete geldiğini ifade eden Fatma Ünverdi ise artık daha rahat nefes alabildiklerini ifade ederek, “Nefes alma sorunu yaşıyorduk kendimizi burada daha iyi hissediyoruz. Horlama sorunum vardı, burada çözüleceğine inandım diye konuştu. Ballıca Mağarası, sahip olduğu parlak ve göz alıcı renk yanında içerdiği kalsit oluşumlarının zenginliği, çeşitliliği ve güzellikleriyle nadir bir jeolojik peyzaj oluşturuyor. Ballıca mağarasındaki sıra dışı ve muhteşem sarkıtlar bitişik sütunlarla birlikte, boyut, şekil ve renk çeşitliliğinin istisnai bir gösterimini sağlıyor. Farklı formlardaki sarkıtları yanında mağara incileri, nadir rastlanmaları yanında büyüklükleri ile de göz kamaştıran soğan sarkıtları, iyi gelişmiş perde travertenleri, çökelme havuzları bir bütün olarak görsel sistem oluşturuyor. Bu sistem, Ballıca Mağarasının, dünyada çok sık rastlanmayan, istisnai doğal güzelliğini oluşturuyor ve Mağara oluşumları içinde Ballıca'yı dünya ölçeğinde özgün kılıyor. UNESCO listesine girdi şifa arayanların uğrak yeri oldu UNESCO Dünya Miras Geçici Listesine alınan Tokat Ballıca Mağarası, doğa harikası manzarasının yanı sıra şifa arayanların da uğrak yeri oluyor.
{{ entity.comments.quantity }} YORUM BİR YORUM YAZIN PID2.render('pid#reaction-template-2034040'); PID2.render('pid#comment-count-2034040'); BiP'te paylaş Whatsapp'ta paylaş Pinterest'te paylaş Flipboard'da paylaş E-posta gönder



Kaynak: Yeni Şafak
 
18 Nisan 2019 Perşembe 12:35
Okunma: 43
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:20
  • Güneş05:17
  • Öğlen12:46
  • İkindi16:37
  • Akşam19:55
  • Yatsı21:38
 
Anket
Haber sitemiz yenilendi.
Haber sitemiz nasıl buldunuz
çok iyi
Normal
çok kötü
idare eder
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık