istanbul TURUMUZU TAMAMLADIK

Ana Sayfa » Gündem » Yusuf Çelik'in eşi Hülya Çelik ilk kez konuştu: Görüntüleri izledim meğer eşimmiş

Yusuf Çelik'in eşi Hülya Çelik ilk kez konuştu: Görüntüleri izledim meğer eşimmiş

FETÖ'cü hainlerin darbe girişimi gecesi döverek öldürdükten sonra yolun ortasına attığı şehit Yusuf Çelik'in eşi ilk kez konuştu. Hülya Çelik, 'Görüntüleri izleyince çok üzüldüm ve ağladım. İzlediğim adam meğer eşimmiş. Bunu sonradan anladım' dedi.

 
13 Ekim 2018 Cumartesi 10:55
Okunma: 156
Yorum YapYazdır
 
Yusuf Çelik'in eşi Hülya Çelik ilk kez konuştu: Görüntüleri izledim meğer eşimmiş

Çatı davasında Genelkurmay Karargahı'nın güvenlik kameralarından elde edilen görüntülerde hunharca katledilen şehidin üç kız babası Yusuf Çelik (46) olduğu ortaya çıktı.

OYNAT 00:57 FETÖ'cü katillerin kan donduran yeni görüntüleri ortaya çıktı! FETÖ'cü darbecilerin vatandaşı askeri araçta işkenceyle şehit edip, çıplak vaziyette yol ortasına attığı görüntüler ortaya çıktı. Darbecilerin şehit edip yola attığı vatandaşın cenazesi, saat 02.00'de tankçı sınıfından bir rütbelinin talimatıyla askerlerce sürüklenerek ağaçlık alana taşındı. YORUM YAP Google Plus'ta paylaş Whatsapp'ta paylaş Bip'te paylaş PID.initComment({ entity: { key: 'video-2184657', title: 'FETÖcü katillerin kan donduran yeni görüntüleri ortaya çıktı!', url: 'https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/fetocu-katillerin-kan-donduran-yeni-goruntuleri-ortaya-cikti-2184657', reactionSetId: 'responsive' }, compactRating: '#box-rate-2184657' });

15 Temmuz şehidi Çelik'in eşi Hülya Çelik, görüntüleri ilk izlediğinde çok üzüldüğünü ve ağladığını söyledi.

Görüntüleri izlerken "Allah'ım bu nasıl vahşet, yazık adama nasıl işkence yapıyorlar. Bu kadar da olmaz, bunlar insanlıktan hiç mi nasibini almamış?" dediğini aktaran Çelik, görüntüleri en az 100 kez izlediğini anlattı.

Sabah'ın haberine göre, görüntülerden çok etkilenen Çelik, şunları söyledi:

En az 100 kez izledim, çok etkilendim ama üzüntüm daha fazlaydı. Neden bilmem izlemeye başladığım anda göğsüme bir boğa oturdu. 15 Temmuz'da yaşadığım his gibiydi. Yazık dediğim, harap olduğum adam eşimmiş. Yıkıldım adeta.

Hayatımız çok zor geçti ama aile bağımız ve vatan sevgimiz hiç değişmedi. O gece bana 'Şimdi gitmeyeceksek ne zaman gideceğiz' dedi. Bu kadar vatan sevdalısı, kalbi güzellikle dolu bir adama bu yapılmaz.

Şehit Yusuf Çelik, darbe girişimi gecesi tankların önüne yattığı kare ile hafızalara kazınmıştı.

"Ben kısas istiyorum"Onun eşim olduğuna inanmak istemiyorum. Bu neyin kini, neyin intikamı. Yusuf onların düşmanı değil. Öldürdün neden işkence ediyorsun, onurunu neden kırıyorsun? Bu görüntüler bu katillerin asıl yüzünü ortaya koydu. Bu vahşiler en ağır cezayı alsın. Ben kısas istiyorum, bu hakkım...

Eşimi iki gün boyunca aradım. Her yere baktım, yaşadığına dair bir umut vardı. Çünkü eşimin bacakları rahatsızdı ve kalbinde küçük sorunlar vardı. Bayılıyordu. Dedim bu bir yerde bayılıp kaldı. En son Adli Tıp'tan aradılar.

28 Şubat mağduru

Biz kıt kanaat geçinen, hiçbir zaman hakkından fazlasını almayan, onuruyla yaşayan bir aileydik. Eşim işçiydi. Yıllarca iş aradı, buldu, ayrıldı, işe girdi. Zor yaşadık ama hep güldük.

90'ların sonunda Tekirdağ'da bir fabrikada iş buldu, çocukları alıp gittik. Düzen kurduk, bir iki ay sonra eşimi "Namaz kılıyor, sakalı var, iltica ile mücadele" deyip işten attılar. Tası tarağı toplayıp tekrar geldik.

Eşim uzun süre iş bulamadı, zor güler geçirdik. 28 Şubat'ta bizi vuranlar o gece yeniden yüreğimizi kanattı.

Darbe gecesi FETÖ'cü askerlerin Çelik'i şehit ettiği anların görüntüsü dava dosyasına girmişti.

"Şehit olmak için dua ederdi..."

Onu tanıdığım günden bu yana "Askerlikte olmadı ama şehitlik istiyorum. Allah bana nasip etse" derdi. Duası kabul oldu. Vatana siper olan bir kahraman ve şehit oldu. O gece son kaz gülümseyip gitti. Bana "Sen de gel" dedi. "Çocuklar uyusunlar geleyim" dedim. Keşke ben de gitseydim, birlikte yan yana mücadele etseydik. Şimdi Yusuf'un emanetleri, evlatlarımı büyütüp, vatanım için iyi birer insan yapmaya uğraşacağım. Biz evlerinin direğini kaybetmiş, birbirine sımsıkı sarılmış dört kadınız.

Birbirine aşık bir aileydik, yuvamız mutluluk doluydu. Naif, kibar, sevgi dolu, ülkesini ve insanın seven biriydi. Bizden uzağa çalışmaya gittiğinde kızlarımın cebine, çantasına notlar yazardık ki bizden uzakta okuduğunda bizi özlemesin, yanında olalım diye. Tek hayalimiz çocuklarımızı büyütüp, yan yana ölmekti.Vahşetin boyutunu görüntüler ortaya çıkardı

Yusuf Çelik'in katledilmesine dair yeni görüntüler de ortaya çıktı. Sincan'dan kalabalık bir grupla Genelkurmay'a gelen Yusuf Çelik darbecileri durdurmak için tankın önüne yattı. Müdahale sonucu oradan kalkan Çelik, gözünü kırpmadan tankların üzerine yürüdü, hainler tanktan ateş açtı ve onu göğsünden yaraladı.

Yusuf Çelik'i önce tank ateşiyle yaralayan, ardından kaldırıma sürükleyen, daha sonra gelip Çelik'i tekrar sürükleyerek zırhlı araca alan hainler, burada Çelik'i darp edip, araçtan attı. Adli Tıp raporlarında şehidin bir kulağında kurşun izi olduğu, bacak, sırt ve vücudunun büyük kısmında sürükleme nedeniyle tahribat oluştuğu öğrenildi.

Hainlerin isimleri belirlendi

Türkiye'yi ayağa kaldıran ve şehidin ailesinden büyük tepki alan görüntülerdeki darbeci hainlerin ise binbaşı Ahmet İlhan Ayşan (1) ile üsteğmen Ertan Özmen (2) oldukları belirlendi.

Şehit Yusuf Çelik'i vahşice öldüren FETÖ'cü askerlerin kimlikleri belirlendi.

Darbeci Ayşan ve Özmen'in sivil kıyafetlerle geldikleri Genelkurmay önünde gece boyunca faaliyet gösterdikleri ve darbenin başarısız olacağını anlayınca da sivil halkın arasına karışarak Genelkurmay'dan kaçmaya çalıştıkları tespit edildi.

GÜNDEM O kahraman Yusuf Çelik


Kaynak: Yeni Şafak
 
13 Ekim 2018 Cumartesi 10:55
Okunma: 156
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak05:04
  • Güneş06:39
  • Öğlen12:35
  • İkindi15:45
  • Akşam18:11
  • Yatsı19:34
 
Anket
Haber sitemiz yenilendi.
Haber sitemiz nasıl buldunuz
çok iyi
Normal
çok kötü
idare eder
 
Tarihte Bugün
1582 - Avrupa'da Gregoryen takviminin kabülü
1878 - Edison, Edison Electric Light Co adlı şirketi kurdu.
1917 - Fransızlarca tutuklanan ve Alman gizli servisine bazı bilgiler verdiğini kabul eden Hollandalı dansçı Mata Hari (Margaretha Geertruida), askeri mahkemece yargılandıktan sonra, kurşuna dizildi.
1927 - Gazi Mustafa Kemal Paşa CHP kurultayında "Büyük Nutuk"u okumaya başladı. Nutuk'un okunuşu 6 gün sürdü.
1928 - Yusuf Ziya Ortaç Meşale dergisini kapattı. Böylece, birkaç ay önce bu dergide başlayan ve yedi genç şairin ortak kitabı Yedi Meşale ile süren "Yedi Meşaleciler" akımı da sona ermiş oldu.
1928 - Almanya'dan hareket eden dünyanın en büyük hava gemisi Graf Zeppelin Amerika'da New Jersey'e ulaştı. Uçuş 111 saat sürdü.
1934 - Mao Zedung'a bağlı 100 bin kişilik birlik, Çin'in güneydoğusundan başlayıp kuzeydoğusuna kadar sürecek 10 bin kilometrelik Büyük Yürüyüş'e başladı.
1937 - Yeni harflerle basılan ilk kâğıt paralar tedavüle çıktı. Üzerinde Atatürk'ün resmi bulunan 100 liralık banknotlar 1942'de tedavülden kaldırıldı.
1945 - Geçici Fransız hükümeti başbakanı Pierre Laval kurşuna dizildi.
1946 - Nazi savaş suçlusu Hermann Göring idam edilmesine saatler kala zehir içerek intihar etti.
1961 - Uluslararası Af Örgütü Londra'da kuruldu.
1961 - Kısıtlı seçim kampanyasının ardından genel seçimler yapıldı. Seçime dört parti katıldı. CHP 173, Adalet Partisi 158, Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi 54, Yeni Türkiye Partisi 65 milletvekilliği kazandı.
1964 - Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçev, Karadeniz kıyısında tatildeyken görevden alındı, yerine Leonid Brejnev getirildi. Aleksey Kosigin başbakan oldu.
1970 - İstanbul'da kolera salgını olduğu açıklandı.
1990 - Sovyetler Birliği başkanı Mihail Gorbaçov, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1993 - Nobel Barış Ödülü, Güney Afrika devlet başkanı De Klerk ile Afrika Ulusal Kongresi başkanı Nelson Mandela'ya verildi.
1997 - Borusan Kültür Merkezi İstanbul'da açıldı.
1999 - Sınır Tanımayan Doktorlar örgütü, Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2003 - İlham Aliyev babası Haydar Aliyev'in yerine geçerek Azerbaycan devlet başkanı oldu.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık