Ana Sayfa » Gündem » İçişleri Bakanı Soylu: Menderes demokrasiden başka ne istedi?

İçişleri Bakanı Soylu: Menderes demokrasiden başka ne istedi?

27 Mayıs darbesinden sonra idam edilen eski Başbakan Adnan Menderes'i anma programında konuşan İçişleri Bakanı Soylu, Menderes'in demokrasiden başka bir şey istemediğini belirtti. Soylu, 'Bu ülkeye baraj yapmak, tarımı, sanayiyi kalkındırmaktan başka ne arzusu oldu' ifadelerini kullandı.

 
16 Eylül 2018 Pazar 14:55
Okunma: 71
Yorum YapYazdır
 
İçişleri Bakanı Soylu: Menderes demokrasiden başka ne istedi?

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Adnan Menderes ve arkadaşlarının bu ülke için demokrasiden başka bir şey istemediğini belirterek, "Bu ülkeye baraj yapmak, yol yapmak, tarımı, sanayiyi kalkındırmaktan başka ne arzusu oldu? Hasan Polatkan'ın, Fatin Rüştü Zorlu'nun bu milleti güçlü kılmak, haklarını savunmaktan başka ne meselesi vardı?" dedi.

Darbeciler tarafından 57 yıl önce idam edilen Eski Başbakan Adnan Menderes, çalışma arkadaşları Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan, idam edilişlerinin 57. yıl dönümlerinde anıldı.

Menderes'in kabrinin bulunduğu Topkapı'daki Anıtmezar'da gerçekleşen anma töreni, saygı duruşu ve Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı.

İçişleri Bakanı Soylu, Türk milletinin dünyaya kaşı asla borçlu olmadığını, bilakis alacaklı olduğunu belirterek, Adnan Menderes'in demokrasiden başka bir şey istemediğini söyledi.

"Başka milletleri sömürge yayıp zenginleşmedik"

Milletin gönlünde silinmez bir iz bırakan acı bir hatıranın yıldönümünde bu önemli mekanda buluşulduğunu hatırlatan Soylu, "Şu güzel ülkede yaşadığımız her günün, bilesiniz ki mutlaka bir bedeli olmuştur. Ne elde ettiysek, neye malik olduysak, öncesinde ya alınteri döktük, ya da canımızı, kanımızı, evlatlarımızı verdik. Cenab-ı Hakk?a karşı, elbette ki minnetimizin, borcumuzun sonu yoktur ve bedeli olamaz. Ama bu aziz millet, dünyaya karşı asla borçlu değildir. Bilakis hep alacaklıydık. Başka milletleri sömürge yapıp da zenginleşmedik." diye konuştu.

"Mazlum milletlerin ahını almadık. Kimsenin düzenini bozmadık" diyen Soylu, şöyle devam etti:

"Başkalarının üzerinde hesap yapmadık, tuzaklar kurmadık. Bunları anlatmamdaki maksadı, elbette ki hepiniz anladınız. Bu arkamda yatan 3 aslan, birer bedeldir, birer mücadeledir. Art niyetli hesaplara karşı, bu millete çektirilmiş acılardır, dökülmüş gözyaşlarıdır. Biraz ileride bir başka kubbenin altında yatan büyük bir dava adamı merhum Turgut Özal, aynı şekildedir. Terörle mücadelede verdiğimiz şehitler ve gaziler, aynı şekildedir. 15 Temmuz gecesi elinde bayrak, dilinde kelime-i şehadet, aldığı abdest kurumadan evinden çıkarken, tekrar dönmeyeceğini bilen o aslanlar, yine aynı şekildedir. Çanakkale'deki, Kurtuluş Savaşı?ndaki o aslanlar yine aynı şekildedir. Bunlar bizim ödediğimiz bedellerdir. Biz bu bedelleri sadece, kendi ülkemizde, huzur içinde yaşamak istediğimiz için ödedik. Kendi bayrağımızın altında, kendi hür irademizle yaşamak, çocuklarımızı müreffeh bir ülkede büyütebilmek için ödedik. Size sormak istiyorum, Adnan Menderes, demokrasiden başka ne istedi? Bu ülkenin kalkınmasından, gelişmesinden, insanların inançları yüzünden horlanmamasından başka ne talebi oldu? Bu ülkeye baraj yapmak, yol yapmak, tarımı, sanayiyi kalkındırmaktan başka ne arzusu oldu? Hasan Polatkan'ın, Fatin Rüştü Zorlu'nun bu milleti güçlü kılmak, haklarını savunmaktan başka ne meselesi vardı?""Yabancı istihbarat örgütlerinin belgeleri yayımlandı"

Soylu, 15 Temmuz gecesi kendini tankın önüne atan insanlarla Menderes ve arkadaşlarının korumaya çalıştıkları arasında bir fark olmadığını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hepsi bu ülke için canlarını feda ettiler ve hepsi, bir bedel ödediler... Kendileri için değil, başka ülkelerden bir şeyler koparabilmek için değil, sadece kendi ülkelerinde huzur içinde yaşamak, gelecek nesillere bir şeyler bırakabilmek için bu bedeli ödediler. Beş gün önce, 12 Eylül'ün yıl dönümünde yabancı bir yayın kuruluşu, 12 Eylül darbesiyle ilgili birtakım belgeler yayınladı. Yabancı istihbarat örgütlerinin, yabancı devletlerin o darbeyle ilgisini kanıtlayan birtakım yazışmalarını paylaştılar. Samimiyetimle söylüyorum, hiç ilgilenmedim. Çünkü sürpriz değildi, bilmediğimiz bir şey değildi."

OYNAT 00:00 Hukuka kara leke: Yassıada Mahkemeleri Darbe sonrası Demokrat Parti hükümetini toplum nezdinde itibarsızlaştırmak için Demokratların 10 yıllık iktidarları dönemindeki icraatlarından yargılanmasına karar verildi. Kurulan Yassıada Mahkemelerinde 19 ayrı dava görülürken, birçoğu ispatlanamamış suçlamalarda Demokratlar hüküm giydi. Mahkemelerden geriye 3 idam, onlarca müebbet ve yüzlerce hapis cezası kaldı. YORUM YAP Google Plus'ta paylaş Whatsapp'ta paylaş Bip'te paylaş PID.initComment({ entity: { key: 'video-2140103', title: 'Hukuka kara leke: Yassıada Mahkemeleri', url: 'https://www.yenisafak.com/video-galeri/gundem/hukuka-kara-leke-yassiada-mahkemeleri-2140103', reactionSetId: 'responsive' }, compactRating: '#box-rate-2140103' });



Kaynak: Yeni Şafak
 
16 Eylül 2018 Pazar 14:55
Okunma: 71
Yorum YapYazdır
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
Gazete Manşetleri
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak04:06
  • Güneş05:49
  • Öğlen12:48
  • İkindi16:32
  • Akşam19:27
  • Yatsı20:58
 
Anket
Haber sitemiz yenilendi.
Haber sitemiz nasıl buldunuz
çok iyi
Normal
çok kötü
idare eder
 
Tarihte Bugün
1912 - SSCB Komünist Partisi'nin yayın organı Pravda gazetesinin ilk sayısı yayımlandı.
1920 - İtilaf Devletleri, Osmanlı hükümetini Paris'te toplanacak sulh konferansına davet etti.
1924 - Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğü kuruldu. Anadolu demiryollarının devletleştirilmesine ilişkin yasa benimsendi.
1933 - Türkiye ile Osmanlı Düyunu Umumiye Hamilleri arasında imzalanan antlaşmayla Osmanlı borçlarının tasfiyesi sağlandı.
1940 - Siirt'in güneyindeki Beşiri yakınlarındaki Raman Dağı'nda 1042 metre derinlikte petrol bulundu.
1947 - Türkiye'ye yabancı sermaye girişine izin veren yasa kabul edildi.
1962 - Anayasa Mahkemesi ve Yüksek Hakimler Kurulu'nun kurulmasına karar verildi.
1970 - Dünya Günü ilk kez kutlandı.
1975 - Barbara Walters, American Broadcasting Corporation adlı yayın kuruluşu ile beş yıllığına 5 milyon dolarlık anlaşma imzalayarak en yüksek ücreti alan televizyon haber sunucusu oldu.
1983 - Batı Almanya dergisi Der Stern, Hitler'in Günlükleri ni gün ışığına çıkardığını ileri sürdü ve bazı bölümlerini yayımladı. Sonradan bu günlüklerin sahte olduğu ortaya çıktı.
1987 - Dil Derneği kuruldu.
1992 - Meksika'nın ikinci büyük şehri Guadalajara'da, kanalizasyon sistemine karışan benzinin patlaması sonucu 206 kişi öldü, 500 kişi yaralandı, 15.000 kişi evsiz kaldı.
2004 - Kuzey Kore'de iki tren çarpıştı: 150 kişi öldü.
 
Arşiv
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji

Yukarı Çık